Türk Kafasıyla Batı Tavanına Çarpmak...
30 Kasım 2007 tarihinde Peryön İç Anadolu Şubesi’nin düzenlediği İnsan Kaynakları Yönetimi Kongresi’nde açılış konuşmasını Bilkent İşletme Fakültesi’nin dekanı Prof. Dr. Erhan Erkut yaptı. Sunumun adı “Küresel Şirketler, Küresel Şirketler” di.
Erhan Hoca’nın sunumu gerçekten hem öğretici hem de eğlenciliydi. Ama benim aklıma öğrenim sistemimizin verdikleriyle iş dünyasının gerçeklerinin çelişkili durumu geldi...
Şöyle ki; öğrenim dünyası özellikle Batıdaki iş dünyasından alınan dersleri işliyor ülkemizde. Özellikle işletme yüksek lisans programlarında veya benzeri lisans üstü çalışmalarda yurtdışındaki olağan dışı uygumalar paylaşılıyor. Örneğin Endüstri Mühendisliği yüksek lisans derslerimde en çok hoşuma giden Tom Peters’ın yazdığı kitapları işlemekti. Siz gelişmekte olan bir ülkede, aile şirketlerinde iş bulmaya, çalışmaya çalışırken Tom Peters’ın yazdığı uygulamaları yapabilen şirketleri okuyorsunuz.
Sonuç tamamen çalışanın mutsuzluğu. Siz Türkiye’de aile şirketi zihniyetiyle yönetilen şirketlerde çalışırken, kafanızda Amerika’nın sıra dışı uygulamalarını düşünüyorsunuz. Yemekte yöneticiler ayrı masalarda yemek yerken, Google daki 39 ülke mutfağını, performansınızla değerlendirilmeyip sadakatınızla değerlendirilirken, yurtdışında hisse senedi seçeneğiyle (stock options) dolar milyoneri olan masörü düşünüyorsunuz.
Demem odur ki Türkiye’de çalışacaksanız işletme yüksek lisansı yapmayın ya da derslerden sadece geçer not alın :) Yoksa mutsuz olursunuz...
@rtemiz :)
Showing posts with label job. Show all posts
Showing posts with label job. Show all posts
Thursday, December 06, 2007
Lütfen Biraz Hazırlık...
Lütfen Biraz Hazırlık...
Biraz abartıp, iş görüşmelerini savaşa benzetmeye ne dersiniz ? Sonuçta, kendi geleceğiniz için bir mücadele ise bir iş görüşmesi bir anlamda hayatınızın veya kariyerinizin ilk savaşı gibi düşünülebilir.
Peki büyük savaş uzmanlarının özlü sözlerinden yararlanalım mı ?
Sun Tzu: “Başkasını ve kendini bilirsen sen, yüz kere savaşsan da tehlikeye düşmezsin; başkasını bilmeyip, kendini bilirsen bir kazanır bir kaybedersin; ne kendini ne de başkasını bilirsen, girdiğin her savaşta tehlikedesin demektir.”
İşte iş görüşmelerine gitmeden önce bir adayın hem kendisiyle ilgili bir değerlendirme yapmasını hem de gideceği kurumla ilgili araştırma yapmasını öğütleyen bir öneri. Kendi özellikleri üzerinde hiç düşünmeyen, bir aday ne kendi güçlü yönlerini vurgulamayı hatırlar ne de geliştirmesi gereken yönlerini ustalıkla gizleyebilir. Yine aynı şekilde, kurum hakkında yeterli bilgi toplamayanlar, ilgisiz ve isteksiz olarak değerlendirebilecekleri gibi aynı zamanda kendi özelliklerini kurum kültüründe nasıl yansıtabileceklerine ilişkin avantajı da hiç kullanmamış olurlar.
Peki ne yapılabilir ? Öncelikle aynayı kendi içimize tutararak, olabildiğimiz kadar nesnel bir incelemeyle kendi özelliklerimizi düşünmeliyiz. İçsel miyiz yoksa dışa dönük müyüz ? İçsel bir insansan ve örneğin Satış-Pazarlama alanında bir kariyer hedefliyorsak kendimizi nasıl geliştirebiliriz ? Dikkatimizi toplamada zorluklar yaşıyorsak, acaba Kalite alanı bizim için gerçekten doğru bölüm müdür ?
İş görüşmesine gideceğimiz kurumla ilgili de epey çalışma yapabiliriz. Öncelikle kurum web sitesi varsa (yoksa gitmemek iyi olabilir J) öncelikle vizyon, misyon, değerler ve hakkımızda bölümlerini inceleyin derim. Şirket ne üretiyor, ne sunuyor, hangi pazara sunuyor bakın. Örneğin Balkanlara satışı varsa ve Bulgarca biliyorsanız alın size önemli bir avantaj. Arama motorlarına girin şirketin adını bakın neler çıkıyor. Rakipler ne demiş, kullanıcılar veya satın alınlar ne demiş ? Şirket büyüyor mu, ihracatçı mı ?
Atilla: Savaş ya da anlaşmaya başlamadan önce, tüm olasılıkları gözönüne almak akılılıktır. Bunları iyice düşünün. Hareketlerinizin doğuracağı sonuçları gözden geçirin. Böylece en kötü duruma hazırlıklı olursunuz.”
Tüm olasılıkları düşünmeli yani tüm gelebilecek sorulara hazırlıklı olmalıyız. Başka şehirde mi iş arıyorsunuz, hemen nereye taşınabileceğinizi önceden kabaca da olsa düşünmeli ve yanıtını hazırlanmalıyız. Okulu 1 yıl geç mi bitirdiniz, geçerli bir nedeniniz varsa bunu anlatmalı yoksa çok da ayrıntıya girmeden okulun zorluğundan veya bulacağınız mantıklı bir açıklamadan bahsedebilirsiniz...
Evet tüm savaşlardan başarılı çıkmanız dileğiyle...
@rtemiz :)
Biraz abartıp, iş görüşmelerini savaşa benzetmeye ne dersiniz ? Sonuçta, kendi geleceğiniz için bir mücadele ise bir iş görüşmesi bir anlamda hayatınızın veya kariyerinizin ilk savaşı gibi düşünülebilir.
Peki büyük savaş uzmanlarının özlü sözlerinden yararlanalım mı ?
Sun Tzu: “Başkasını ve kendini bilirsen sen, yüz kere savaşsan da tehlikeye düşmezsin; başkasını bilmeyip, kendini bilirsen bir kazanır bir kaybedersin; ne kendini ne de başkasını bilirsen, girdiğin her savaşta tehlikedesin demektir.”
İşte iş görüşmelerine gitmeden önce bir adayın hem kendisiyle ilgili bir değerlendirme yapmasını hem de gideceği kurumla ilgili araştırma yapmasını öğütleyen bir öneri. Kendi özellikleri üzerinde hiç düşünmeyen, bir aday ne kendi güçlü yönlerini vurgulamayı hatırlar ne de geliştirmesi gereken yönlerini ustalıkla gizleyebilir. Yine aynı şekilde, kurum hakkında yeterli bilgi toplamayanlar, ilgisiz ve isteksiz olarak değerlendirebilecekleri gibi aynı zamanda kendi özelliklerini kurum kültüründe nasıl yansıtabileceklerine ilişkin avantajı da hiç kullanmamış olurlar.
Peki ne yapılabilir ? Öncelikle aynayı kendi içimize tutararak, olabildiğimiz kadar nesnel bir incelemeyle kendi özelliklerimizi düşünmeliyiz. İçsel miyiz yoksa dışa dönük müyüz ? İçsel bir insansan ve örneğin Satış-Pazarlama alanında bir kariyer hedefliyorsak kendimizi nasıl geliştirebiliriz ? Dikkatimizi toplamada zorluklar yaşıyorsak, acaba Kalite alanı bizim için gerçekten doğru bölüm müdür ?
İş görüşmesine gideceğimiz kurumla ilgili de epey çalışma yapabiliriz. Öncelikle kurum web sitesi varsa (yoksa gitmemek iyi olabilir J) öncelikle vizyon, misyon, değerler ve hakkımızda bölümlerini inceleyin derim. Şirket ne üretiyor, ne sunuyor, hangi pazara sunuyor bakın. Örneğin Balkanlara satışı varsa ve Bulgarca biliyorsanız alın size önemli bir avantaj. Arama motorlarına girin şirketin adını bakın neler çıkıyor. Rakipler ne demiş, kullanıcılar veya satın alınlar ne demiş ? Şirket büyüyor mu, ihracatçı mı ?
Atilla: Savaş ya da anlaşmaya başlamadan önce, tüm olasılıkları gözönüne almak akılılıktır. Bunları iyice düşünün. Hareketlerinizin doğuracağı sonuçları gözden geçirin. Böylece en kötü duruma hazırlıklı olursunuz.”
Tüm olasılıkları düşünmeli yani tüm gelebilecek sorulara hazırlıklı olmalıyız. Başka şehirde mi iş arıyorsunuz, hemen nereye taşınabileceğinizi önceden kabaca da olsa düşünmeli ve yanıtını hazırlanmalıyız. Okulu 1 yıl geç mi bitirdiniz, geçerli bir nedeniniz varsa bunu anlatmalı yoksa çok da ayrıntıya girmeden okulun zorluğundan veya bulacağınız mantıklı bir açıklamadan bahsedebilirsiniz...
Evet tüm savaşlardan başarılı çıkmanız dileğiyle...
@rtemiz :)
Labels:
human resources,
insan kaynakları,
iş,
job,
kariyer
Subscribe to:
Posts (Atom)